Afyon Kültür Sanat
Hoşgeldiniz

  • DOLAR
    7,8156
  • EURO
    9,2693
  • ALTIN
    483,66
  • BIST
    10,2739
Yağız Şahinoğlu
Yağız  Şahinoğlu
yagz_sahin@hotmail.com
CUMHURİYET’İN AYDIN ŞAİRİ: ATTİLA İLHAN
  • 0
  • 129
  • 11 Mayıs 2020 Pazartesi
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

 

Cumhuriyetin bilinmeyen tarihini romanlaştıracak kadar tarih bilgini, Atatürk hakkında ciltler dolusu kitaplar yazacak kadar onu iyi tanıyan, İsmet İnönü’ye diktatör diyecek kadar muhalif, kurtuluşun kendi öz değerlerimize dönmek olduğunu savunacak kadar milli, yazdığı deneme serileri kadar toplumcu ve şiirimize getirdiği yenilik kadar değişime ayak uydurabilen sanatçı.

Kimden mi bahsediyorum ?
Tabi ki Attila İlhan’dan..

Şiir anlayışında saf bir toplumculuktan çok imkansız aşklara, umutsuzluklara yer veren, Paris’te Nazım Hikmeti kurtarma kampanyasına katılan ve hatta gazetelerin susturulduğu dönemde bile şiirlerinde aşk teması altında “dolaylı devrimciliğini” sürdüren bir şair.
Onu bu yönleriyle ve yaşadıklarıyla pek çok şekilde nitelendirebiliriz. Romancı, senarist, şair…
Ancak hiçbiri aydın kadar üstüne oturacağını sanmıyorum. Dilde özleşme döneminde eski edebiyatı ustaca kullanmasıyla, toplumun genel arzusuna uymaktan çok doğrunun peşinde koşmasından, beğenilme kaygısından çok bir aydın olarak toplumun faydasına hizmet eden bunun için eserler bırakan çok okuyan ve araştıran, dünyayı izleyen, kendini sürekli geliştiren, hiçbir zaman küstahlık göstermeyen ancak her aydın gibi özgün olmayı yani Attila İlhanlılığını terk etmeyen büyük bir cumhuriyet insanıydı.

Peki Ülke politikalarından tutunda tarih bilimine kadar donanımlı entelektüel bir insanın şiirleriyle ünlenmesi ve şiirleriyle ölümsüz olması hayatlara dokunmayı nasıl başarabilmiştir?
Bunu nasıl başardığını daha 18 yaşında şiirlerini büyük bir tutkuyla okurken anlamıştım. Genellikle “Kaptan ve Sisler Bulvarı şiirlerinin etrafında dönüyordum ve sanki şiirler yaşamın kağıda yazılmış haliydi.
Zaten daha sonra Şair’in kendisinin şiirleriyle ilgili gözlemlerini okuduğumda daha da anlam taşır hale gelmişti. Attila İlhan Türk şiirinde yine bir ilki gerçekleştirmişti. Bu ilk ise onun ölümsüzleşmesini sağlayan Attila İlhan’ı meydana getirmişti.

Peki bu ilk neydi?
Büyük bir gözlemciydi ve bu gözlemleriyle toplumu somut biçimde ilk defa büyük şehir, büyük şehir yaşantısı ve büyük şehirdeki insanın duygu durum ve hallerini anlatıyordu. Dil bakımdan da sade değil tam tersine edebi bir zevk konçertosuna sahipti.
Yani içinde bulunduğu toplumu yansıtan ancak sanat kaygısından uzaklaşmayan bunları bir potada eritebilmiş büyük bir mimarla karşı karşıyaydık. İşte Attila İlhanı meydana getiren ve bize Türk şiirinde ilki yaşatan şiir anlayışı ortaya çıkmıştı.

Aydın şairimizin şiirinin dönemleri de bir hayli değişiktir. Duvar şiir kitabında ki üslup ile Kimi Sevsem Sensin’deki dokunun farkı neredeyse içerik ve şekil bakımından tamamen zıttır. Zaten böyle büyük bir şairin değişmemesi abesle iştigaldir. Her zaman gelişmeye, geliştirmeye çalışan, topluma karşı sorumluluklarını bilen bir aydının değişmesi ve gelişmesi en iyinin peşinde koşması ve sanat kaygısı gütmesi doğal bir sanatçı durumdur.

Belgesel roman tekniğiyle yazdığı tarihi romanlarıyla cumhuriyetin kuruluş tezlerini her zaman dayandırdığı Mustafa Kemal Atatürk’ü en iyi yazan yazarlardan olmuştur. “Reis Paşa” ve “Gazi paşa” romanlarıyla birebir tüm araştırmalarıyla Cumhuriyetin bilinmeyen yönünü romanlaştırmıştır. Kesinlikle okunması gerekir.

“Hangi” ismini koyduğu deneme serilerinde ise Dünya ve Türkiye’de gelişen olaylara keskin bakışını bizlere aktarmayı başarmış ve sahip olduğu farklı bakışlarla düşünsel tarihe yeni bir pencere açmıştır.

Yani kısaca Attila İlhan
Romancı, senarist, düşünür, şair…

Sağlıklı Günler..

Yağız ŞAHİNOĞLU

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
reklam
  • YENİ
  • YORUM