Afyon Kültür Sanat
Hoşgeldiniz

  • DOLAR
    8,0526
  • EURO
    9,5239
  • ALTIN
    491,53
  • BIST
    10,4868
Michael Mann Karantina Sürecinde Yaşadıklarını Anlattığı Bir Yazı Kaleme Aldı

Michael Mann Karantina Sürecinde Yaşadıklarını Anlattığı Bir Yazı Kaleme Aldı

Usta yönetmen Michael Mann; karantina sürecindeki gözlemlerinden, yarım kalan yeni dizisi Tokyo Vice’tan ve bu süreçte izlediği filmlerden bahsettiği bir yazı kaleme aldı.

HeatThe InsiderThe Last of the MohicansCollateral gibi önemli filmlere imza atan ve son olarak Ansel Elgort, Ken Watanabe, Ella Rumpf, Odessa Young gibi isimlerin rol aldığı yeni HBO Max dizisi Tokyo Vice‘ın yönetmen ve yapımcılığını üstlenen Michael Mann, Vulture için karantina deneyimlerini anlattığı bir yazı ele aldı.

“Prodüksiyonu durduğumuz ve herkesin ülkesine döndüğü 18-19 Mart tarihlerinde, Tokyo’da, Tokyo Vice’ın pilot bölümünün yaklaşık üçte birini çekmiştim. Los Angeles Havalimanı’na geri geldiğimde adeta şoka uğradım çünkü Tokyo’da sokaktaki insanların neredeyse yüzde 70’i maske takıyordu. Restoranlar belki yüzde 10’luk bir darbe almıştı ama o önlem hissi, fiziksel yakınlık açısından değil belki ama hijyen açısından çok daha organize bir görüntüdeydi. Los Angeles Havalimanı’nda kimsede ne eldiven ne maske vardı. Ne gümrükte, ne giriş çıkışlarda ne de The Coffee Bean’de. Çılgıncaydı. Halbuki Narita Havalimanı’nda maskesiz kimse yoktu, tedbirlere çok ciddiyetle uyuluyordu. 19 Mart’ta Japonya bugünkü Los Angeles gibi görünüyordu.”

“Evdeyken, çektiğimiz bazı sahneleri herkesin üzerinde çalıştığı uzaktan kurgu sistemi olan Evercast’in bu tuhaf dünyasında kurguluyorum. Önce ben ve Tokyo’dan bir kurgucu, sonra ben ve buradaki bir kurgucu çalışıyoruz. Bu çok büyüleyici bir proje ve Tokyo da görülmeye değer bir yer. Orada hâlâ bir dairem var ve umarım bir süre sonra tekrar kavuşacağız. Ansel Elgort ile çalışmak harika bir deneyimdi ve bence herkes dizi konusunda çok heyecanlı. Tekrar ne zaman çekimlere başlayabileceğimiz hakkında, neler yaşandığı hakkında düzenli olarak Guillermo del Toro, David O. Russell ve Mexico City’deki Alejandro González Iñárritu gibi yönetmenlerle konuşuyorum. Herkes bir süredir konuşmadığı veya sık sık konuştuğu insanlarla temasa geçiyor. Daniel Day Lewis‘in Connecticut’ta ne yaptığını biliyorum.”

“Sabah erkenden dışarı çıkıyorum, markete gidip geliyoruz. Ruh hâli ihtiyatlı gözüküyor. Bir hafta öncesine göre biraz daha trafik var. Uzun bir süredir gece ve gündüzleri evde bu kadar çok zaman geçirmemiştim. Eşimle birlikte çok fazla zaman geçirmemiz çok güzel bir şey. Zamanını atölyede, boyamayla, maske ya da bebek kıyafetleri dikerek geçiriyor. Uzun zamandır birlikteyiz ve bence evde birlikte kalmaya mecbur olduğunuz böyle kriz dönemlerinde evliliğin doğası kendini gösteriyor. Ailelerimiz ile Zoom’da görüşüyoruz. Üç tane torunumuz var. Kızım Ami İspanya’da iki saatlik bir pilot bölüm çekiyordu. Son uçakla geldikten sonra kendini karantinaya aldı. Şu an iyi. Siyaset bilimci olan eşi ve torunum şubat ayında bizimle birlikte Japonya’daydı. Diğer bir kızım ve kız torunum evlerindeler, öbür kızım ve oğlu Jack Mann Kinley -Jack Mann babamın adı- de evlerinde. Yani Zoom’da bol bol çocuk fotoğrafı dolaşıyor.

Michael Mann, Bu Süreçte İzlediği Filmleri ve Okuduğu Kitapları Paylaştı

“Çok fazla medya tüketiliyor ve geç saatlere kadar ayakta kalıyoruz. Hâlihazırda elimizde olan içerikler yakında tükenecek gibi hissediyorum. Çok fazla kitap okuyorum, özellikle de John le CarréHaruki Murakami’nin After Dark kitabını okudum. Larry Osborne’dan The Ballad of a Small Prayer‘ı. Dorothy Hughes’den In a Lonely Place‘i. Miles David hakkında bir biyografi. Ayrıca geri dönüp Luis Buñuel’in That Obscure Object of Desire ve The Phantom of Liberty‘sini ve Alain Resnais imzalı Hiroshima Mon Amour gibi harika filmleri ciddiyetle izlemeye başladım. Ve John Huston’ın Asphalt Jungle ve Jacques Tourneur’ın Out of the Past filmlerini. Asphalt Jungle’ı en son ne zaman izlediniz? Ben üç defa izledim. Harika bir film. Bugün hak ettiği saygıyı görmüyor. Zamanında çok değer görürdü. Çok ödül kazanmış bir filmdi ama bunun nedeni John Huston’ın sosyal bağlantıları güçlü bir insan olmasıydı, insanlar da bunun farkındaydı. Ama çok muhteşem bir film. Performanslar çok şaşırtıcıydı, Sam Jaffe, Sterling Hayden hepsi harikaydı.”

“Ayrıca, Amy Sherman Palladino’nun The Marvellous Mrs. Maisel dizisinin inanılmaz bir biçimde harika olan, Küba gece kulübü sekansının olduğu 3. sezon 5. bölümünü izledim ki sinema tarihinin en iyilerinden birisi. Fauda’yı izledim ve televizyondaki en iyi dizi olan My Brilliant Friend’i bitiş jeneriğinin ve Max Richter’in müziklerinin son anına kadar izledim. Ayrıca Jason Bateman ve Andrew Bernstein’ın Ozark dizisini tek oturuşta izledim.”

“Haberler gerçekten izlenecek gibi değil, gerçekten izlenebilir değil. Ama yine de içine çekiliyorsan. Trump’ın kendi kendine hizmet eden sosyopatisi çarpıcı bir şekilde ekranda. Çok yakın şartlarda yaşayan ve azalan gıda kaynakları, tıbbi bakım fırsatları ve istihdam fırsatı arayan işçi sınıfı ve alt-orta sınıftaki insanların kaderi tamamen ihmal edilmiş durumda. Trump ve yönetiminin onların iyiliği için en ufak bir endişesi yok. Kasım ayındaki seçimlerde en ufak bir artış umudu varsa onları ateşe bile atabilirler. Çarpıcı olan şey bunun şeffaflığı ve herhangi bir gizleme çabasının olmaması. Borsada yükselme sağlayacaksa ‘İnsanlar ultraviyole ışınlar almalı’ veya ‘belki Lysol IV alın’ gibi şeyler söyleyebilir. Tarihsel olarak 1930’ların Almanya’sına bakıp kamu kuruluşlarının ve insanların nasıl bu şekilde davranabileceğini merak ediyorsunuz ve mantıklı bir analiz yapması için Hannah Arendt gibi birine ihtiyacınız oluyor. Ama biz yine buradayız ve aynı şeyin farklı bir versiyonunu yaşıyoruz.”

“Altta yatan öfkenin çok aşırı olduğunu ve hafife alındığını, Biden’a oy vermek ya da Trump’a karşı oy kullanmak için gelecek kişilerin bir dalga yaratacağını umuyorum. Dışarıdaki öfkenin hafife alındığını umuyorum. Bunun bir işaretini Wisconsin’de gördük. Bu yüzden ihtiyatlı bir şekilde iyimserim. Trump hiçbir girişimde bir yönetici olarak etkili olmadı. Seçildiği zaman, korkunç bir yönetici olmasını -oyunbaz bir fırıldak ama korkunç bir yönetici- ve politikacı olarak siyasette başarılı olamayacağını bir umut ışığı olarak gördüm. Ama zeki ve elinin ucundaki araçları nasıl manipüle edeceği konusunda akıllı. Washington’ın dört bir yanında, farklı departmanlardan pek çok kişinin hükûmetten ayrılması, hükûmetten tanıdığım ve çoğunluğu Cumhuriyetçi olan insanların iki yıldır endişe ettiği bir şey. Şimdi yetersiz istihdamdan dolayı örgütsel yeterliliğin tamamen başarısız olmasının sonuçlarını görüyoruz. Yani gerçekten çok tuhaf bir zamandayız.”

“Bence bundan sonra neyin geleceği hakkında elimizde bir rehber yok. İşler geri nasıl dönerse dönsün, hayat aynı şekilde olmayacak. Dünya en son ne zaman eş zamanlı yaşıyordu? Ne zaman herkes, gezegendeki herkesi etkileyen koşulların aynı anda farkındaydı? Cevap hiçbir zaman. En yakın örneği büyük kargaşaların yaşandığı 1968 yılı; gençlik devrimi ve savaş karşıtı hareketlerin etkisiyle Prag’da, Mexico City’de, Chicago’daki Demokratik Komite’de, Mayıs ve Haziran aylarında Paris’te, 27 Ekim’de Londra’daki Amerikan Büyükelçiliği’nde gerçekleşen kitlesel ayaklanmalar. O zaman toplu bir farkındalık vardı. Şu an farklı olan şey bunların hepsinin gerçek zamanda gerçekleşmesi. Sanki Vega gezegenine karşı bir tehdidin olduğu bilimkurgu filmi gibi! Vega gezegenine ulaşıyorsunuz ve oradaki herkes aynı anda aynı kanalı takip ediyor. Şimdi bizim durumumuz da bu, hepimiz aynı anda aynı kanaldayız. Dünyanın her yerinde, Mozambik’te olsun, Tayland, Tayvan ya da Detroit’te olsun, aynı anda aynı şeyle uğraşıyor ve bunu gerçek zamanda yapıyor ve her şey bütünüyle birbiriyle bağlantılı. Bu daha önce hiç olmadı.”

 

Kaynak: Recep Hazır – Film Loverss

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM